8 Mayıs 2013 Çarşamba

Yine yeniden....

Uzun bir aradan sonra merhaba. Baktim 1 yildan fazla olmus bu ayrilik. Bu ayrilik sirasinda neler oldu diye dusunuyorum ama gercekten rutin hayat mesgaleleri disinda hicbirsey yok. Ise devam ettik, cocuklari 1 yas daha buyuttuk. El emegi goz nuru ortada birsey yok neyazik ki ama gelecek icin plan cok , umut kucak dolusu hadi hayirlisi. 

Bu arada yillardir istedigimiz bahceli mustakil br eve cikma hayalimizin gerceklesmesine 1 ayimiz kaldi. Aslinda bu kadar cok insaat isleriyle ugrasinca yapisiz bir ev nasil yapilir paylasmak istedim. Benim gibi cilginlara cok faydasi olacagini dusunuyorum cunku isin icine gomuldukce bunun cilginlik olduguna kesin kanaat getirdim. 


20 Mayıs 2012 Pazar

Happy birthday to you.....


Günler su gibi akıp geçti ve minik kuş 1 yaşına geldi. İyi ki doğdun Ela iyi ki varsınız canım yavrularım.




Scrapbooking çalışmalarım devam etmekte. Çok keyifle birşeylerle meşgul olmak harika birşey. Özellikle döküntüsü az ve çocuklara zarar vermiyor en önemlisi. 

Bu defteri kitapçıdan almıştım hani şu çantamızda küçük notlar almak için bulundurduklarımızdan. 
















Bu seferde çantama koymaya kıyamadım ne olacak şimdi....

13 Mayıs 2012 Pazar

Canim annem-scrapbooking1

Öncelikle tüm annelerin anneler gününü en içten dileklerimle kutlarım. 
Uzun bir zamandır scrapbooking oldukça ilgimi çekmekteydi ve yavaş yavaş birkaç ürün elimden çıkmaya başladı...
Bu fotoğraflarını gördüğünüz kartlardan birini sevgili anneme diğerini kayınvalideme yaptım. Oldukça beğendiler ya siz...











Sevgiyle kalın....

11 Mart 2012 Pazar

Kapı Çelengim

Merhabalar

Herkesin iyi bir haftasonu geçirdiğini umuyorum. Bu hafta ailece grip olmuştuk hatta ben penisilin olup çalışmaya devam ettim aslında hastanede ki tüm arkadaşlarım gripten nasibini almıştı hatta bir ara dinlenme odamız revire dönmüştü.

Uzun zamandır yukarıda resmini gördüğünüz çelengi yapmak istiyordum fikir nerden aklıma geldi inanın hatırlamıyorum. Meyva dalları kalın içi metalle kaplı dal formuna dolandırılmıştı.

İçinden bir tanesini kendi etrafında döndürdüm ve halka yaptım.
Ardından diğer ikisinin meyva dallarını ayırdım.

Ve halka yapmış olduğum halkaya sardım.
Sonrasında kurdalelerle süsledim.
Işığı bir türlü engelleyemediğim için daha çok gece çekim yapmayı istedim.




Belki biliyorsunuzdur bende bu ayın instyle dergisinde gördüm ve abone oldum. Benim gibi güzellik malzemelerine düşkünseniz ve bir sürü para harcadıktan sonra hani o verilen küçük deneme ürünlerine aşkla bağlanıyorsanız kaçırmayın derim. Vanilya cluba cüzzi bir miktar karşılığında üye oluyorsunuz ve ayda bir defa içinde denemelerle çok şık bir hediye paketi adresinize geliyor. Sürpriz sevenler için ideal...



Bu hafta sonu canım arkadaşım Tülayla pasta kursuna katıldık. Kurs Emekte Gaia mutfağında idi. Gaia toprak ana demekmiş. Tatlı sahibesi Pelin Hanıma ve çok sevgili annesine çok teşekkür ederiz. Çok eğlendik, değişik tarifler öğrendik. Pelin hanımla meğer çok ortak inançlarımız varmış. Umarım o ve diğer kursiyer arkadaşlarla tekrar görüşürüz, çünkü ilk defa bu kursumuzda çok uyumlu bir ekip olduk.



Dönerken Remzi kitabevine uğradık birkaç kitap aldık. Jane Austen benim kahramanım tüm kitaplarını defalarca okudum keşke zaman makinası olsaydım yanına gidebilseydim. Ben su götürmez bir romantiğim ne yapayım...

Karşınızda benim ufaklık yürüteçte ve herzaman ki gibi parmağını emerken....

Sevgiyle kalın...

5 Mart 2012 Pazartesi

Bir pazar günü daha....





Aslında bu yazıyı Pazar günü yazabilmeyi çok istemiştim ama istemek bazen yeterli olmuyor.

Sizin pazarlarınız nasıl geçiyor bilmiyorum ama benim ve eminim çoğu çalışan annenin maratona katılmış edasında geçiyor. En son akşam yatağa uzandığımda bu hafta sonunun da geçtiğini, ağrıyan tüm eklemlerimi, sızlayan kaslarımın sesini dinliyorum ve ömrün böyle geçip gittiğini ama ufaklıkların herşeye değer olduğunu düşünüyorum.

Pazar günleri benim için harıl harıl yemek yapmakla geçiyor. Aynı zamanda bizimkiler hafta içinde sabahları kahvaltı yapmak yerine süt, çay eşliğinde kurabiye veya kek yemeyi tercih ediyorlar. Bende değişik tarifler denemeye bayıldığım için herhafta farklı şeyler yapmaya çalışıyorum.

Bu hafta 2 tane farklı tarif denedim kek everyday food magazine ama hangi sayısından olduğunu hatırlayamadım, kurabiye ise Martha stewart şubat sayısından


Muzlu kek

113 gr oda ısısında tuzsuz tereyağ

1 2/ 3 cup un

1 çay kaşığı kabartma tozu

1/2 çay kaşığı tuz

1 1/4 cup toz şeker

2 büyük yumurta (oda ısısnda)

1 1/2 cup ezilmiş muz (3-4 adet)

2 yemek kaşığı krema

1 çay kaşığı vanilya ekstresi

Öncelikle kek yapımına başlamadan önce fırını 175 derecede ısıtmaya başlıyoruz.


Ardından kuru elementleri yani un, tuz ve karbonatı ayrı bir yerde karıştırıyoruz.

Tereyağ ile şekeri 3 dakika orta devirde çırpıyoruz yumurtaları tek seferde ekliyoruz benim yumurtalarım çok büyük olmadığı için 3 adet kullandım.




Yumurtaları tek seferde ekliyoruz benim yumurtalarım çok büyük olmadığı için 3 adet kullandım.



Muz, vanilya ve kremayı ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz




ve en son unu ekleyip çok karıştırmadan önceden yağladığımız (ben genelde tabanıda yağlı kağıt ile kaplıyorum) kalıba karışımı boşaltıyoruz.
Fırına veriyoruz.




Bu arada kurabiyemiz için

Coconut thumbprint cookies with salted caramel

339 gr oda ısısında tuzsuz tereyağ ( kesin bu 339 nerden çıktı diyorsunuz tarifte 3 sticks unsalted butter diyor google da yaptığım araştırma sonucu 1 stick 113 gr olduğunu buldum.)
1 1 /2 çay kaşığı vanilya ekstresi
3 1 /2 cup un
1/ 2 çay kaşığı tuz
2 hafifçe çırpılmış yumurta
44 adet karamelli şeker
1 paket krema ( tam tarifte 6 yemek kaşığı diyor)

Zaten fırınımız sıcak olduğu için söylemeye gerek duymadım ama 175 derecede fırınımızı çalıştıracağız.

Tereyağ ve şekeri iyice kabarıncaya kadar orta hızda çırpıyoruz ardından vanilya ekliyoruz .





Tuz ve unu da ekleyip çok hızlı olmamak kaydıyla karıştırıyoruz. Ardından streç film üzerine karışımı alıyoruz ve streç film yardımıyla rulo şeklini veriyoruz.





2 parmak kalınlığında dilimleyip önce yumurtaya sonra hindistan cevizine batırıp yağlı kağıt yerleştirdiğimiz fırın tepsisine aralarında aralık olacak şekilde yerleştiriyoruz. Üzerlerine tarifte parmakla diyor ama ben kaşık arkasıyla bastırmayı tercih ettim, iz çıkartıyoruz. Fırında 9-10 dak sonra çıkartıp parmak izini tekrarlıyoruz böylece izin daha kalıcı olmasını sağlıyoruz.


Kurabiyeler altın sarısı rengine dönünceye kadar pişiriyoruz.

Diğer tarafta bir yapışmaz sos tenceresinde şekerler ile kremayı karıştırıyoruz ve kısık ateşte şekerler eriyinceye kadar pişiriyoruz.


Kurabiyelerimiz soğuduktan sonra karamelli kremayı üzerine yerleştiriyoruz.


Benim karamelim biraz fazla olunca değişiklik olsun istedim ve kekimin üzerini de kapladım.




Tabii bu tarifleri yapmak o kadar kolay olmadı bir kere benim bücür artık emekleyemiyor ama poposunun üstünde gidiyor. Yanlız kalmadığı için yanımda halının üstüne yerleştirdim eline ilgisini çeken şeyler verdim ama o sandalye yok mu ah hep onun peşindeydi ben uzağa yerleştiriyorum arkamı dönüyorum benimki yine gelmiş sandalyenin ayaklarından tutuyor kalkmaya çalışıyor. Düşecek diye ödüm patladı. Bu hafta bizim hastanede 2 yaşında çocuk kaşla göz arasında masadan düşmüş kafatası kırılmıştı kanama olabileceği korkusuyla yatırılarak takip edildi. Bu çocuklar mayın gibiler...

Ardından yakışıklım Kerem`im yanaklar al al spordan geldi bu hafta ne hikmetse tenis dersinde sağ kanatta futbol oynadığı için çok mutluydu. En büyük yardımcım eşim bana hemen destek verdi ve iki ufaklığı biraz benden uzaklaştırdı ve kek ile kurabiyeyi tamamlayabildim.

Belki sizde denersiz değişik farklı güzel lezzetler oldu, bir kere diyet yapmama rağmen şöyle bir tattım kek yumuşacık ve mis gibi muz kokuyordu. Kurabiyenin hamuru çok şekerli değildi ama karamel tadı dengelenmişti.

Sonuçta bir pazarımızda böyle geçti...Sevgiyle kalın.