7 Ocak 2016 Perşembe

Bir zamanlar bir masa varmış.....



 Tekrar merhaba...

Çoğunuz instagram sayfamı zaten biliyorsunuzdur sanırım @ayguncuhadar. Bu yaz hesabımdan paylaştığım masam hakkında oldukça çok soruya maruz kalınca adım adım nasıl yaptığımı paylaşmak istedim.
 


Masa eski evimde ki mutfağıma sevgili Münir usta tarafından yapılmıştı. Country tarzında, ahşap (o yüzden oldukça ağır hani derler ya taş gibi ), rengi de koyu kahve idi.



Ancak şimdi dekorasyon anlayışımda kahvenin yeri olmadığı için acilen beyaza dönmeliydi. O arada kış bahçesinde de çok yer kaplamayacak bir masaya ihtiyaç doğunca kolları sıvadım.

Önce ne yapsam diye düşündüm. Beyaz olacaktı dekopaj mı yapsam? yok  artık çok modası geçmiş gibi geldi birde o kağıtların yapıştırma olduğu çok belli oluyordu. Sonra transfer mi yapsam dedim. Ama işin ilginç tarafı o kadar yıl ahşap boyama ile uğraştım ama hiç transfer yapmadığımı fark ettim. Canım dostum Çağlaya (Atölyebeyaz) sordum, Aygün' cüm hiç yapmadıysan bulaşma dedi. Yok mu yeni bir teknik transfer için diye sorduğumda da yok cevabını alınca stencil yapayım dedim. Stencilleri çıkarttım. Bu arada tonlarca olduğunu gördüm... Masa boyutlarına uygun istediğim gibi bir şey olmadığını fark ettim.

Ne yapsam ne yapsam derken hem Çağla hem Füsun- Seden (atölye lavanta) elinle istediğini boya dediler. Baktım kaçış yok işe koyuldum.

Önce masanın rengini beyaza döndürdüm. Bu kısımı zaten biliyorsunuz. Sonra ne yazmak istediğime karar verdim. Günümüz toplumunda ailenin bir araya geldiği yegane durumlardan biri bence bir masa toplanıp yemek yemek. En azından bizde öyle. Tüm neşemizi, üzüntümüzü, kahkahalarımızı, aşkımızı, umutlarımızı, dostluklarımızı, arkadaşlıklarımızı yani hayatı paylaştığımız yer bence masalarımız.

Kelimeleri belirledikten sonra Windows programında yazdım ve tabi masanın kenar kısımlarını ölçerek kaç puntoya getireceğime karar verdim. Sonra çıktılarımı aldım. Ardından önce masaya şöyle bir yerleştirdim kelimelerin duruşuna baktım. Alttan üstten kaç cm bırakacağıma karar verdim ardından arlarına kopya kağıdı koyarak üzerinden geçtim. Şimdi bu aşama önemli çok titiz çalışmak zorundasınız yoksa canım beyaza boyadığınız masanın her yeri kopya kağıdının rengi olur. Elinizi dayamayın yalnız kelimelere odaklanıp çok titizlikle kelimeleri kopyalayın. Piyasada birkaç farklı renkte kopya kağıdı var ben sarı olanı tercih ettim. Ayrıca işe başlamadan önce altta bir yerde test ettim kopya kağıdının rengi masadan çıkıyor mu? Baktım normal bildiğimiz silgi ile bastırmadan hafif hafif sildiğimde çıkıyor.







Kopyalama işi bitince şöyle bir baktım yerleşimi bozuk olan var mı? ve yok olduğunu görünce iş başladım. Boya olarak cadence marka siyah mat S9060 kullandım.
 
S9060 Siyah Mat Akrilik Boya

İki tıp fırçaylada boyadım. Boyamak işin zor kısmı eliniz bir titredimi boya dışarı çıktımı zor. Fırçalardan biri çok ince uçlu sanki kalem gibiydi. Bu fırçayla kelimelerin dış çeperini belirledim. Diğer fırçada içini dolduracak genişlikte daha enine bir fırçaydı. Muhakkak bu boyama işini yaparken yanınıza ıslak mendil ve kuru bir bez almayı sakın unutmayın. Ardından tek tek çok dikkatle kelimeleri çıkardım. Yanlardan geçmiş olan kopya kağıdının sarı rengini silgi ile sildim.






Bütün bu işlerden sonra vernik işi kaldı. Ben fırça ile verniği sevmiyorum. Kesinlikle iz bırakıyor ve bana hep parlak geliyor her ne kadar mat bile kullansam da. Birde zamanla sararma yapıyor bence. O yüzden arkadaşlar sprey vernik tavsiye ediyorum. Mat saydam olacak kullanacağınız verniğiniz, yapı marketlerde olanlar uygun. Mat olmasına özen gösterin lütfen derim.

Ve sonuç......Şimdiden denemek isteyen tüm arkadaşlara kolay gelsin. Bu arada istediğiniz her yazıyı, resmi şekli bu yöntemle kolayca yapabileceğinizi unutmayın..

 
 
 


 
 

18 Aralık 2015 Cuma

Biten bir yılın ardından


Bir yılın daha sonuna geldik. Her yılın sonunda bu yıla dair hedeflerimi kendime koyuyorum. Ama bu yıl kendimden çok insanlık ve yarınlarımız için huzur ve barışı öncelikle diliyorum.

Yeni yıl dönemini seviyorum çünkü konsept kırmızı beyaz... sevmemem mümkün değil böyle olunca...


Çocuklar için tamamen bir eğlence ağaç süslemek ama bu yıl süslerimizin bir kısmını halen arıyoruz, umarım çok geç olmadan buluruz.


 

 

 

 

 

 


 
 
 Herkese bol huzurlu mutlu günler dilerim...